Öğrenciler sınıfta el kaldırarak oylama yapıyor, tahtada iki seçenek ve ortak bir karar listesi yazıyor
demokratik katılımoylamauzlaşmasınıf kararlarıp4c

Çocuklarda Demokratik Katılım: Oylama, Uzlaşma ve Azınlık Görüşü

Oylama demokrasinin yalnızca bir parçasıdır. Çocuklara oylamayı, uzlaşmayı ve azınlık görüşüne saygıyı sınıfta nasıl deneyimleteceğinizi örneklerle anlatıyoruz.

Yazar: Yayın: 6 dk okuma

Kısa cevap: Demokratik katılım becerisi; fikrini söyleyebilmeyi, farklı görüşleri dinleyebilmeyi, gerekçeli biçimde oy kullanabilmeyi, uzlaşma arayabilmeyi ve azınlıkta kalan görüşe saygı göstermeyi kapsar. P4C çemberinde soru oylaması bu becerinin doğal bir pratiğidir; ancak asıl öğrenme, oylamadan önceki tartışmada ve oylamadan sonra azınlık görüşünün nasıl ele alındığında gerçekleşir.

Sınıfta pek çok karar oylamayla verilir: Hangi oyun oynanacak, sınıf gezisi nereye olacak, çemberde hangi soru tartışılacak… Oylama adil bir yöntem gibi görünür ve çoğu zaman öyledir. Ama çoğunluğun her zaman haklı olmadığını, bazı kararların oylamayla verilmemesi gerektiğini ve azınlıkta kalanların da önemsendiğini çocuklara göstermek, demokratik katılımın daha derin bir parçasıdır.

Demokratik katılım becerisi neleri kapsar?

Demokratik katılım yalnızca oy kullanmak değildir. Sınıf ölçeğinde bu beceri şu bileşenlerden oluşur:

  • Söz hakkını kullanmak: Kendi görüşünü açıkça ifade edebilmek.
  • Dinlemek: Farklı görüşleri anlamaya çalışmak.
  • Gerekçeli oy vermek: Oyunu yalnızca arkadaşına ya da popüler olana göre değil, gerekçeye göre vermek.
  • Uzlaşma aramak: Oylamaya gitmeden önce ortak bir noktada buluşmanın mümkün olup olmadığını denemek.
  • Azınlık görüşüne saygı: Kaybeden tarafın görüşünü küçümsememek, gerektiğinde ona da alan açmak.
  • Karara uymak ve gerekirse yeniden tartışmak: Alınan karara uymak, ama onu yeniden gündeme getirmenin meşru yollarını bilmek.

Çemberdeki soru oylaması neden iyi bir pratiktir?

P4C oturumlarında çocuklar bir uyaran üzerine sorular üretir ve hangi sorunun tartışılacağına genellikle oylamayla karar verir. Bu küçük uygulama, demokratik katılımın pek çok bileşenini içerir: Her çocuğun sorusu tahtaya yazılır, sorular birlikte gruplandırılır ve bir seçim yapılır.

Oylamanın farklı yöntemleri, farklı demokratik deneyimler sunar:

Oylama yöntemi Nasıl işler? Ne öğretir? Dikkat edilecek nokta
Tek oy Herkes bir soruya oy verir Çoğunluk kararını Azınlık sorusu hiç konuşulmayabilir
Çoklu oy Herkes iki ya da üç soruya oy verir Önceliklendirmeyi Oy sayısı fazla olunca karar dağılabilir
Gözü kapalı oy Çocuklar gözlerini kapatarak oy verir Bağımsız karar vermeyi Arkadaş baskısını azaltır
Gerekçeli oy Birkaç çocuk oyunu vermeden önce nedenini söyler Gerekçeye dayalı seçimi Zaman alır, kısa tutulmalı
Uzlaşma Oylama öncesi soruları birleştirme denemesi Ortak nokta arayışını Her zaman mümkün değildir

Gözü kapalı oy, özellikle popüler çocuğun oyuna göre oy verme eğiliminin güçlü olduğu sınıflarda işe yarar.

Oylamadan önce uzlaşma nasıl denenir?

Oylamaya geçmeden önce sorular arasında bağlantılar aramak, çocuklara uzlaşmanın mümkün olup olmadığını deneyimletir. Örneğin tahtada “Hayvanlar düşünür mü?” ve “Köpeğim beni sever mi?” soruları varsa, bir çocuk bu iki sorunun birleşebileceğini fark edebilir: “Hayvanlar düşünür ve sever mi?”

Uzlaşma denemesinde öğretmen şu soruları kullanabilir:

  1. Bu sorulardan hangileri birbirine benziyor?
  2. İki soruyu birleştirsek ikisinin sahibi de memnun olur mu?
  3. Birleştirince bir şey kaybediyor muyuz?

Son soru önemlidir: Uzlaşma her zaman iyi değildir; bazen iki soruyu birleştirmek ikisini de sulandırır. Çocukların bunu fark etmesi de bir kazanımdır.

Azınlık görüşü nasıl önemsenir?

Oylamanın en hassas anı, sorusu seçilmeyen çocukların yaşadığı hayal kırıklığıdır. Bu anı demokratik katılımın bir dersine dönüştürmek mümkündür:

  • Görünür kılın: “Bugün Ali'nin sorusu seçilmedi ama bu soru da çok ilginç. Onu soru panomuza ekliyoruz.”
  • Bağlantı kurun: Tartışma sırasında seçilmeyen bir soruyla bağlantılı bir an olursa bunu fark edin: “Bu, Ali'nin sorusuna da dokunuyor.”
  • Sırayı gözetin: Bir soru birkaç kez üst üste seçilmemişse, bir sonraki oturumda ona öncelik tanıyabilirsiniz.
  • Duyguyu tanıyın: “Sorun seçilmeyince üzülmen çok anlaşılır.”

Ayrıca çoğunluğa karşı tek başına kalan bir çocuğun fikrini koruması takdir edilmelidir. Bu, fikir değiştirme cesareti kadar değerli bir tutumdur.

Çoğunluk her zaman haklı mıdır?

Bu soru, çocuklarla tartışılabilecek en verimli felsefi sorulardan biridir. Örnek bir çember akışı:

  1. Uyaran: Bir sınıfın oylamayla, bir öğrencinin teneffüste top oynamasını yasakladığını anlatan kısa bir kurgu.
  2. Sorular: Çoğunluk her şeye karar verebilir mi? Bazı şeyler oylamaya sunulmamalı mı? Herkes kabul ederse haksızlık haklı olur mu?
  3. Derinleştirme: Hangi kararlar oylamayla verilmeli, hangileri verilmemeli? Oylamayla verilemeyecek bir şeye örnek verebilir misiniz?

Bu tartışma, çocukların demokrasinin yalnızca çoğunluk kuralı olmadığını, bireylerin bazı haklarının oylamaya konu olmaması gerektiğini kendileri keşfetmesini sağlar. Aynı zamanda “herkes böyle düşünüyorsa doğrudur” düşünme tuzağına da dokunur; bu tuzak üzerine akıl yürütme hataları yazımızda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.

Sınıf kararlarında demokratik katılım nasıl uygulanır?

Çemberin dışında da sınıf kararları demokratik katılım için fırsattır:

  • Sınıf kurallarını birlikte yazmak: Her kuralın gerekçesini çocuklarla konuşmak ve dönem ortasında kuralları yeniden gözden geçirmek.
  • Sınıf toplantıları: Haftada kısa bir süre, sınıfın ortak sorunlarını konuşmak için ayrılabilir.
  • Kararların kaydı: Alınan kararları ve gerekçelerini bir panoya yazmak, kararların keyfi olmadığını gösterir.

Öğretmenin hangi kararların sınıfa bırakılabileceğini, hangilerinin güvenlik ve okul kuralları gereği bırakılamayacağını açıkça söylemesi de önemlidir. Bu dürüstlük, katılımın göstermelik olmadığını çocuklara hissettirir.

Örnek bir oylama anı nasıl ilerler?

  1. sınıfta, bir resimli kitap üzerine üretilen sorular arasında seçim yapılırken:

Öğretmen: Tahtada beş soru var. Oylamadan önce, birbirine benzeyen sorular var mı? Elif: Benim sorum “Ayı neden yalnızdı?”, Ömer'inki “Yalnız olmak kötü mü?” Benziyorlar. Ömer: Ama benimki herkes için, seninki sadece ayı için. Öğretmen: Güzel bir fark. Birleştirsek bir şey kaybeder miyiz? Elif: Birleştirelim ama Ömer'inkini kullanalım, o daha büyük bir soru.

Bu kısa an, uzlaşmanın nasıl işlediğini gösteriyor: Elif kendi sorusunu “kaybetmiyor”, onu daha geniş bir soruya bağlıyor. Oylama sonrasında seçilmeyen sorulara da soru panosunda yer verilmesi, her çocuğun katkısının kalıcı olduğunu hissettirir.

Demokratik katılım yaşa göre nasıl değişir?

Okul öncesinde demokratik katılım, çoğunlukla somut seçimlerde deneyimlenir: iki oyundan hangisinin oynanacağı ya da hangi hikâyenin okunacağı. Bu yaşta önemli olan, sonucun kabullenilmesine yardım etmek ve kaybeden seçeneğe başka bir gün yer vermektir. İlkokulda çocuklar oylamanın adil olup olmadığını sorgulamaya başlar; “Hep aynı kişiler kazanıyor” gibi gözlemler, oylama yöntemlerini tartışmak için değerli bir fırsattır. Ortaokulda ise çoğunluk ve azınlık, hak ve karar gibi soyut kavramlar üzerine derin tartışmalar yapılabilir. Her yaşta ortak hedef, katılımın göstermelik değil gerçek olduğunu çocuklara hissettirmektir.

Bu hissi güçlendirmenin en basit yolu, çocukların verdiği kararların gerçekten uygulanmasıdır. Seçilen soru gerçekten tartışılır, birlikte yazılan kural gerçekten panoya asılır, uzlaşmayla varılan karar gerçekten hayata geçer. Çocuklar sözlerinin bir karşılığı olduğunu gördükçe katılıma daha istekli hâle gelir; tersine, sonucu önceden belli olan oylamalar katılımı hızla anlamsızlaştırır.

Bu nedenle öğretmenin, sınıfa bırakacağı kararları baştan dürüstçe seçmesi, göstermelik bir katılımdan çok daha öğreticidir.

Sık sorulan sorular

Çocuklara demokrasi nasıl öğretilir?

Demokrasi, en iyi deneyimleyerek öğrenilir. Sınıf kurallarını birlikte yazmak, gerekçeli oylama yapmak, uzlaşma denemek ve azınlık görüşünü önemsemek, çocuklara demokrasinin günlük hayattaki anlamını gösterir.

Soru oylamasında hep aynı çocukların sorusu seçiliyorsa ne yapmalıyım?

Gözü kapalı oylama, çoklu oy ya da sıra gözetme gibi yöntemler bu durumu dengeleyebilir. Ayrıca seçilmeyen soruları bir panoda biriktirip sonraki oturumlarda kullanmak, tüm çocukların sorularının değer gördüğünü gösterir.

Okul öncesinde oylama yapılabilir mi?

Yapılabilir. Resimli seçenekler, taşla ya da boncukla oy verme gibi somut yöntemler bu yaş için uygundur. Ancak sonucu kabullenmek küçük yaşlarda zor olabileceğinden duyguları tanımaya zaman ayırmak gerekir.

Uzlaşma her zaman oylamadan daha iyi midir?

Her zaman değil. Uzlaşma herkesin bir ölçüde memnun olmasını sağlayabilir ama bazen iki fikri birleştirmek ikisini de zayıflatır. Hangi durumda hangi yöntemin daha uygun olduğunu çocuklarla tartışmak da demokratik katılımın bir parçasıdır.

Sonuç

Demokratik katılım, oylamadan çok daha fazlasıdır: Dinlemeyi, gerekçeli seçimi, uzlaşma arayışını ve azınlık görüşüne saygıyı kapsar. Çemberdeki küçük soru oylaması, bu becerilerin hepsini düzenli olarak deneyimlemek için güçlü bir fırsat sunar. Çember kolaylaştırma sürecinin nasıl işlediğini süreç sayfamızda inceleyebilirsiniz.

Yazar
P4C Eğitim Yayın Ekibi
Yayın: · Son güncelleme:
Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaş 👇
Ücretsiz Bilgi Al