Çember hâlinde oturan ilkokul öğrencilerinden biri konuşurken diğerlerinin dikkatle dinlediği sınıf ortamı
işbirlikçi düşünmedüşünmenin boyutları4csoruşturma topluluğu

İşbirlikçi Düşünme Nedir? P4C'de Düşünmenin Dördüncü Boyutu

Eleştirel, yaratıcı ve özenli düşünmeye P4C uygulamasında dördüncü bir boyut eklenir: işbirlikçi düşünme. Nedir, neden ayrı bir boyuttur, sınıfta nasıl görünür?

Yazar: Yayın: 6 dk okuma

Kısa cevap: İşbirlikçi düşünme, bir grubun fikirleri birbirinin üzerine inşa ederek tek başına ulaşamayacağı bir anlayışa birlikte varmasıdır. P4C'de eleştirel, yaratıcı ve özenli düşünmenin yanında dördüncü boyut olarak anılır. "Ben de Elif'in söylediğine bir şey eklemek istiyorum" ya da "Kerem'in örneği fikrimi değiştirdi" gibi cümleler, işbirlikçi düşünmenin sınıftaki izleridir.

P4C'de düşünmenin boyutlarından söz edilirken çoğu kaynak üç kavramı sayar: eleştirel, yaratıcı ve özenli düşünme. Bu üçlüyü P4C'nin üç sütunu yazımızda ayrıntılı ele aldık. Ancak uygulamada, özellikle çember pratiğinde, bir dördüncü boyut sürekli öne çıkar: birlikte düşünmek. Bu yazı, işbirlikçi düşünmenin ne olduğunu, grup çalışmasından nasıl ayrıldığını ve bir oturumda nasıl gözlenip beslenebileceğini anlatıyor.

Dört boyut fikri nereden geliyor?

Matthew Lipman, düşünme eğitimi üzerine yazdığı kitaplarda eleştirel, yaratıcı ve özenli düşünmeyi birlikte ele alır. Ona göre iyi düşünme bu üçünün dengesidir. Sonraki yıllarda P4C'yi farklı ülkelerde uygulayan eğitimciler, bu üçlünün yanında işbirlikçi düşünmeyi ayrı bir boyut olarak adlandırmaya başladı. İngilizcede dört kavram da "c" harfiyle başladığı için bu çerçeve kısaca "4C" diye anılır.

Dördüncü boyutun eklenmesi aslında yeni bir fikir değildir. Lipman'ın soruşturma topluluğu kavramı zaten birlikte düşünmeye dayanır. İşbirlikçi düşünmeyi ayrıca adlandırmak, öğretmenin bu boyutu gözden kaçırmamasını, gözlemleyip desteklemesini kolaylaştırır.

Boyut Temel soru Sınıfta duyulan cümle
Eleştirel Bu fikir sağlam mı? "Buna bir karşı örnek var."
Yaratıcı Başka nasıl olabilir? "Ya hiç kimse kuralları bilmeseydi?"
Özenli Bu neden önemli, kimi etkiler? "Ali'nin ne hissettiğini de düşünmeliyiz."
İşbirlikçi Birlikte nereye varabiliriz? "Zeynep'in fikrinin üzerine şunu eklemek istiyorum."

İşbirlikçi düşünme grup çalışmasıyla aynı şey mi?

Değil. Grup çalışmasında öğrenciler bir işi bölüşür: Biri afişi çizer, biri metni yazar, biri sunumu yapar. Sonuç ortaktır ama düşünme çoğu zaman bireysel kalır. İşbirlikçi düşünmede ise bölüşülen iş değil, düşüncenin kendisidir. Bir öğrencinin yarım kalan fikri başka bir öğrencinin cümlesinde tamamlanır.

İki durumu karşılaştırmak için şu sahneyi düşünün. Grup çalışmasında dört öğrenci "adalet" konulu bir poster hazırlar ve her biri bir köşeyi doldurur. İşbirlikçi düşünmede ise aynı dört öğrenci "Herkese aynı şeyi vermek her zaman adil midir?" sorusunu tartışır; Ömer'in "Evet, eşit olan adildir" fikri, Defne'nin gözlüklü arkadaş örneğiyle sarsılır ve grup sonunda "Adalet bazen herkese ihtiyacı kadarını vermektir" noktasına varır. Bu sonuç hiçbirinin tek başına söylediği bir cümle değildir.

Sınıfta işbirlikçi düşünme nasıl görünür?

Aşağıdaki diyalog, dördüncü sınıfta "Arkadaşına yalan söylemek bazen iyi olabilir mi?" sorusu üzerine yapılan bir çemberden alınmış kurgusal bir örnektir:

  • Elif: Bence yalan hep kötüdür, çünkü güveni bozar.
  • Kerem: Ama arkadaşın doğum günü sürprizini saklamak da yalan değil mi?
  • Zeynep: Kerem'in örneği bence farklı. Orada amaç arkadaşını mutlu etmek.
  • Elif: O zaman belki şöyle diyebilirim: Kötü olan, karşındakine zarar veren yalan.
  • Ali: Elif'in yeni cümlesine katılıyorum ama "zarar"ı kim belirleyecek?

Bu kısa konuşmada Elif'in fikri değişti; ama bu değişim, Kerem'in örneği ve Zeynep'in ayrımı olmadan gerçekleşmezdi. Ali ise yeni cümleyi alıp bir sonraki soruyu açtı. İşbirlikçi düşünme tam olarak budur: Fikirler birbirine bağlanır ve grup bir adım ileri gider.

İşbirlikçi düşünmenin göstergeleri nelerdir?

Bir oturumu gözlemlerken şu işaretlere dikkat edebilirsiniz:

  1. Öğrenciler konuşurken öğretmene değil, birbirlerine bakıyor.
  2. Katkılar bir önceki konuşmacıya atıfla başlıyor: "Ömer'in dediğine ek olarak...", "Defne'ye katılmıyorum çünkü..."
  3. Birisi başkasının fikrini kendi sözleriyle özetleyebiliyor.
  4. Fikir değiştiren öğrenci bunu rahatça söyleyebiliyor.
  5. Grup, oturum sonunda başlangıçtan farklı bir yerde olduğunu fark ediyor.
  6. Sessiz kalan bir öğrenciye alan açmak için akranlar kendiliğinden davranıyor.

Bu göstergelerin hepsini ilk oturumlardan beklemek gerçekçi olmaz. İşbirlikçi düşünme, çember kültürü oturdukça gelişen bir alışkanlıktır.

İşbirlikçi düşünme nasıl desteklenir?

Kolaylaştırıcının küçük hamleleri bu boyutu belirgin biçimde güçlendirir:

  • Bağlantı sorusu sorun: "Bu fikir Zeynep'in söylediğiyle nasıl ilişkili?"
  • Yeniden ifade isteyin: "Kerem'in ne demek istediğini kendi cümlenle anlatabilir misin?"
  • Konuşmayı öğrenciye devredin: Bir öğrenci konuşmayı bitirdiğinde söz hakkını sizin yerine onun vermesine izin verin.
  • Oturum sonunda sorun: "Bugün birinin fikri sayesinde düşüncen değişti mi?"

Bu hamleler bir değerlendirme turuyla birleştiğinde, çocuklar yalnızca konuyu değil, birlikte nasıl düşündüklerini de fark etmeye başlar.

İşbirlikçi düşünme neden bu kadar önemli?

Günlük hayatta düşünme nadiren yalnız yapılır. Aile içinde bir karar, okulda bir sınıf kuralı, iş yerinde bir proje hep birlikte düşünmeyi gerektirir. İşbirlikçi düşünme, çocuklara fikir ayrılığının bir çatışma değil, bir kaynak olabileceğini gösterir.

Bir başka önemli nokta, işbirlikçi düşünmenin fikir birliği demek olmamasıdır. Çember her zaman ortak bir sonuca varmaz, varması da gerekmez. Önemli olan, farklı görüşlerin birbirini dinleyerek netleşmesidir. Kimi zaman oturum, "Bu konuda iki farklı görüş var ve ikisinin de iyi gerekçeleri var" cümlesiyle biter; bu da değerli bir sonuçtur.

İşbirlikçi düşünmenin önündeki engeller nelerdir?

  • Yarışma kültürü: Öğrenciler doğru cevabı ilk söyleyen olmaya alışkınsa birbirini dinlemek yerine sıra bekler.
  • Öğretmen merkezli düzen: Her konuşma öğretmene yöneliyorsa öğrenciler birbirinin fikrine bağlanmaz.
  • Alay edilme korkusu: Yanlış bir şey söylemekten çekinen öğrenci katkı vermez.
  • Baskın sesler: Birkaç öğrenci konuşmayı domine ederse düşünce birkaç kişinin düşüncesine indirgenir.

Bu engellerin her biri, çember kurallarıyla ve kolaylaştırıcının tutarlı tutumuyla zamanla azaltılabilir. Kolaylaştırıcının bu süreçteki rolü için kolaylaştırıcı kimdir yazımıza bakabilirsiniz.

Hangi etkinlikler işbirlikçi düşünmeyi çalıştırır?

Soruşturmanın yanında, işbirlikçi düşünmeyi doğrudan çalıştıran kısa etkinlikler de kullanabilirsiniz. Bunlar özellikle ısınma bölümünde ya da çember kültürü yeni kurulurken işe yarar:

  • Cümle tamamlama zinciri: İlk öğrenci bir cümleye başlar ("Bir arkadaş, ..."), her öğrenci bir öncekinin söylediğini tekrar edip bir parça ekler. Çocuklar dinlemeden katkı veremeyeceklerini fark eder.
  • Fikir köprüsü: İki öğrenci zıt görüşleri söyler; üçüncü öğrenciden iki görüşün ortak noktasını bulması istenir.
  • Yankı turu: Soruşturmanın ortasında herkes, kendi fikrini söylemeden önce bir önceki konuşmacının fikrini tek cümleyle özetler.
  • Ortak tanım: Küçük gruplar bir kavram için tanım yazar; sonra gruplar birbirinin tanımına bir karşı örnek arar ve tanımlar birlikte düzeltilir.

Bu etkinliklerin amacı oyun oynamak değil, birlikte düşünmenin kas hafızasını oluşturmaktır. Birkaç hafta sonra "Zeynep'in dediğine ek olarak..." cümlesinin soruşturma içinde kendiliğinden kurulduğunu görürsünüz.

Çevrim içi derslerde işbirlikçi düşünme mümkün mü?

Ekran başında birbirine bakmak zor olduğu için işbirlikçi düşünme çevrim içi ortamda daha fazla özen ister. Yine de bazı basit ayarlamalarla mümkündür. Konuşan kişinin kendinden sonra söz hakkını bir arkadaşına ismiyle devretmesi, sohbet kutusuna "katılıyorum/katılmıyorum çünkü..." biçiminde kısa notlar yazılması ve küçük odalarda ikili ya da üçlü tartışmaların ardından ortak çembere dönülmesi, çocukların birbirine bağlanmasını kolaylaştırır.

Kolaylaştırıcının bu ortamda daha sık özet yapması ve "Bu fikri kim geliştirmek ister?" diye açıkça sorması da işe yarar. Ekran, sınıftaki kendiliğinden göz temasını ortadan kaldırdığı için bağlantıyı sözlü olarak kurmak gerekir.

Sık sorulan sorular

İşbirlikçi düşünme ile fikir birliği aynı şey mi?

Hayır. İşbirlikçi düşünme, farklı fikirlerin birbirini dinleyerek geliştiği bir süreçtir. Sonunda herkesin aynı şeyi düşünmesi gerekmez.

Küçük yaştaki çocuklar işbirlikçi düşünebilir mi?

Evet, basit biçimleriyle. Okul öncesinde "Arkadaşının söylediğini beğendin mi, neden?" gibi sorularla başlanabilir. Yaş ilerledikçe fikirleri birbirine bağlama becerisi güçlenir.

İşbirlikçi düşünme nasıl değerlendirilir?

Not vermek yerine gözlem yapmak daha uygundur. Öğrencilerin birbirine atıfla konuşması, fikir değiştirebilmesi ve başkasının fikrini özetleyebilmesi iyi göstergelerdir.

4C çerçevesi Lipman'a mı ait?

Lipman eleştirel, yaratıcı ve özenli düşünmeyi birlikte ele almıştır. İşbirlikçi düşünmenin dördüncü boyut olarak adlandırılması daha çok sonraki uygulayıcıların katkısıdır.

İşbirlikçi düşünme, P4C çemberinin en görünür ama en kolay gözden kaçan boyutudur. Çocuklar birbirinin fikrine dayanarak konuşmaya başladığında, sınıf gerçek bir soruşturma topluluğuna dönüşür. Bu kültürü sınıfınızda adım adım kurmak için P4C eğitmen eğitimi programımızı inceleyebilirsiniz.

Yazar
P4C Eğitim Yayın Ekibi
Yayın: · Son güncelleme:
Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaş 👇
Ücretsiz Bilgi Al