Okul bahçesinde bankta tek başına oturan bir çocuğa yaklaşan annesi
arkadaşlıkdışlanmaduygularokulebeveynlik

"Beni Oyuna Almadılar": Arkadaşlık Kırgınlığında Çocukla Nasıl Konuşulur?

Okuldan "Beni oyuna almadılar" diye gelen çocuğa hemen çözüm sunmak yerine önce dinlemek gerekir. Bu yazıda arkadaşlık kırgınlığında işe yarayan konuşma adımlarını bulacaksınız.

Yazar: Yayın: 6 dk okuma

Kısa cevap: Çocuğunuz "Beni oyuna almadılar" dediğinde önce çözüm sunmadan duygusunu dinleyin: "Oyuna alınmamak seni çok üzmüş." Ardından ne olduğunu birlikte anlamaya çalışın ve ona ne yapabileceğine dair seçenekleri kendisinin düşünmesine yardım edin. Tek seferlik kırgınlıklar arkadaşlığın doğal parçasıdır; ancak dışlanma sistematik hâle geldiyse ya da zorbalık belirtileri varsa okulla iş birliği yapmak gerekir.

Okuldan dönen çocuğunuzun yüzü asık. Sorunca gözleri doluyor: "Kimse benimle oynamak istemiyor. Beni oyuna almadılar." Bu cümle, ebeveynin kalbinde hemen bir koruma içgüdüsü uyandırır. "Onlar kaybeder", "Başka arkadaşlar bulursun" ya da "Öğretmenine söyleyeceğim" gibi cevaplar dudaklarınızın ucuna gelir. Bu yazı, o ilk anda neyin işe yaradığını ve sonrasında kırgınlığı arkadaşlık üzerine düşünmeye nasıl dönüştürebileceğinizi anlatıyor.

İlk anda ne söylemeli?

Çocuk üzgün geldiğinde ilk ihtiyacı çözüm değil, anlaşılmaktır. Hemen tavsiye vermek ya da diğer çocukları kötülemek, onun duygusunu dinlemeden geçmek anlamına gelir. Şu adımları deneyin:

  1. Yanına oturun ve bir süre sadece dinleyin. Soru yağmuruna tutmayın.
  2. Duyguyu adlandırın: "Oyuna alınmamak seni hem üzmüş hem de kızdırmış galiba."
  3. Deneyimi küçümsemeyin: "Boş ver, önemli değil" demek, çocuğun duygusunu geçersiz kılar.
  4. Kendi deneyiminizi kısaca paylaşın (isteğe bağlı): "Ben de senin yaşında bir kere böyle hissetmiştim."
  5. Hazır olduğunda ne olduğunu sorun: "Neler olduğunu anlatmak ister misin?"

Çocuğun sakinleşmesi zaman alabilir. Bazen o akşam hiç konuşmak istemez; ertesi gün arabada ya da yemekte kendisi açar.

Ne olduğunu birlikte nasıl anlarız?

Çocuk sakinleşince olayı anlamaya çalışın. Amaç suçlu bulmak değil, durumu farklı açılardan görmektir. Yedi yaşındaki Defne ile annesi arasında:

Anne: Teneffüste neler oldu, anlatır mısın? Defne: Elif ve Zeynep ip atlıyordu. Ben de gelebilir miyim dedim, "Hayır, iki kişi yeter" dediler. Anne: Sence neden öyle dediler? Defne: Beni sevmedikleri için. Anne: Başka bir sebep olabilir mi? Defne: Bilmiyorum... Belki ip kısaydı. Anne: Olabilir. Dün seninle oynamışlar mıydı? Defne: Evet, dün saklambaç oynadık. Anne: Demek ki dün seninle oynamak istemişler. Bugün ip atlarken ne olmuş olabilir? Defne: Belki o oyun iki kişilikti. Ama yine de üzüldüm. Anne: Üzülmen çok doğal. Yarın ne yapmak istersin?

Anne, Defne'nin "beni sevmiyorlar" genellemesini sorgulatmış, ama duygusunu da kabul etmiştir. Bu, çocuğun tek bir olaydan bütün arkadaşlık hakkında sonuç çıkarmasının önüne geçer.

Tek seferlik kırgınlık ile sistematik dışlanma nasıl ayırt edilir?

Her oyuna alınmama durumu bir sorun değildir. Çocuklar arkadaşlık ilişkilerinde sık sık gruplaşır, ayrılır, yeniden bir araya gelir. Ancak bazı işaretler daha ciddi bir duruma işaret edebilir.

Durum Tek seferlik kırgınlık Sistematik dışlanma ya da zorbalık belirtisi
Sıklık Arada bir, farklı çocuklarla Sürekli, aynı çocuk ya da grup tarafından
Biçim Oyunun kapasitesi, anlık tercih Kasıtlı yok sayma, alay, dedikodu
Çocuğun hâli Üzülür ama ertesi gün başka oyunlara katılır Okula gitmek istemez, uyku ve iştah değişir
Diğer arkadaşlıklar Başka arkadaşlarıyla oynar Giderek yalnızlaşır
Önerilen tepki Evde dinleme ve düşünme Öğretmen ve rehberlik servisiyle iş birliği

Sağ sütundaki belirtilerden birkaçını görüyorsanız, sınıf öğretmeniyle ve okulun psikolojik danışmanıyla görüşmek önemlidir.

Çocuk ne yapabilir? Seçenekleri kendisinin bulmasına nasıl yardım edilir?

Çocuğa ne yapması gerektiğini söylemek yerine seçenekleri birlikte düşünmek, onun sosyal problem çözme becerisini güçlendirir. "Yarın teneffüste benzer bir şey olursa neler yapabilirsin?" diye sorun ve çocuğun fikirlerini listeleyin. Ardından her seçeneğin olası sonuçlarını konuşun.

Olası seçenekler şunlar olabilir:

  • Başka bir oyun önermek: "Üç kişilik bir oyun oynayalım mı?"
  • Başka bir arkadaşla oynamak
  • Bir süre beklemek ve sonra tekrar sormak
  • Kendi oyununu başlatıp başkalarını davet etmek
  • Öğretmenden yardım istemek

Her seçeneğin iyi ve zor yanlarını konuşmak, çocuğa tek bir doğru yol olmadığını ve kendi kararını verebileceğini gösterir. Bu yaklaşım, evde karar verme becerisini desteklemek yazısında anlattığımız ilkelerle de örtüşür.

Arkadaşlık üzerine hangi sorular birlikte düşünülebilir?

Kırgınlık geçtikten sonra, sakin bir anda arkadaşlık kavramı üzerine konuşmak çocuğun ilişkilerini anlamlandırmasına yardım eder. Çocuklar İçin Felsefe (P4C) yaklaşımında arkadaşlık, çocukların en çok konuşmaktan hoşlandığı kavramlardan biridir. Evde deneyebileceğiniz sorular:

  • Arkadaş olmak için her zaman birlikte oynamak gerekir mi?
  • Bir arkadaş seni bir kere üzerse hâlâ arkadaşın mıdır?
  • Herkesle arkadaş olmak zorunda mıyız?
  • Birini oyuna almamak her zaman kötü müdür?
  • İyi bir arkadaşı iyi yapan nedir?

Son sorulardan biri çocuğa kendi davranışını da düşündürür: Kendisi de bazen birini oyuna almamış olabilir. Bu fark ediş, empati için değerli bir fırsattır. Dostluk kavramı üzerine daha fazlası için evde dostluk değeri yazısına bakabilirsiniz.

Ebeveyn olarak nelerden kaçınmalı?

Çocuğu korumak isterken istemeden durumu zorlaştırabiliriz. Kaçınılması gereken bazı tepkiler:

  • Diğer çocukları ya da ailelerini kötülemek: Çocuğunuz ertesi gün onlarla aynı sınıfta olacak.
  • Hemen öğretmeni ya da diğer velileri aramak: Tek seferlik bir olayda bu, çocuğun kendi çözüm üretme fırsatını elinden alabilir.
  • Çocuğu suçlamak: "Sen de biraz inatçısın, o yüzden almıyorlar" gibi cümleler, onu yalnız hissettirir.
  • Kendi çocukluk kırgınlıklarınızı yansıtmak: Sizin geçmiş deneyiminiz, çocuğunuzun durumuyla aynı olmayabilir.
  • Aşırı sorgulamak: Her gün "Bugün seni oyuna aldılar mı?" diye sormak, konuyu büyütür.

Okulla ne zaman iletişime geçmeli?

Dışlanma haftalarca sürüyorsa, çocuk okula gitmek istemiyorsa, alay ya da fiziksel zarar söz konusuysa okulla iletişime geçmek gerekir. Görüşmeye giderken somut örnekleri not alın, suçlayıcı değil iş birliğine açık bir dil kullanın: "Çocuğumun teneffüslerde yalnız kaldığını gözlemliyorum. Sınıfta sizin gözleminiz nedir?" Öğretmen, sınıf içi etkinliklerle ve grup çalışmalarıyla çocuğun sosyal bağlarını destekleyebilir. Okulun rehberlik servisi de bu süreçte önemli bir destektir.

Evde arkadaşlık becerileri nasıl desteklenir?

Kırgınlık anlarının dışında, evde çocuğun sosyal becerilerini destekleyen küçük alışkanlıklar kurabilirsiniz:

  1. Oyun buluşmaları düzenleyin. Kalabalık grup yerine bir ya da iki arkadaşla evde oynamak, daha derin bağlar kurmayı kolaylaştırır.
  2. Oyun kurma pratiği yapın. Kardeşiyle ya da sizinle, "Oyuna nasıl katılırım?", "Başkasını nasıl davet ederim?" gibi durumları canlandırmak eğlenceli bir provadır.
  3. Hikâyelerden yararlanın. Arkadaşlık, dışlanma ve barışma temalı resimli kitaplar, çocuğun kendi deneyimini güvenli bir mesafeden düşünmesini sağlar.
  4. Ortak ilgi alanlarını destekleyin. Spor, satranç, resim ya da müzik gibi etkinlikler, çocuğa benzer ilgileri olan arkadaşlarla tanışma fırsatı verir.
  5. Evde dinlenme modeli olun. Aile içinde birbirinizi dinlemek, çocuğun arkadaşlarını da dinlemesine örnek olur.

Ertesi gün okula giderken ne söylenebilir?

Kırgın bir günün ardından gelen sabah, çocuk için kaygılı olabilir. Kapıdan çıkarken uzun öğütler vermek yerine kısa ve güven veren bir cümle yeterlidir: "Dün zor bir gün geçirdin. Bugün nasıl geçerse geçsin, akşam bana anlatabilirsin." Birlikte düşündüğünüz seçeneklerden birini hatırlatmak da işe yarar: "Hatırlıyor musun, istersen üç kişilik bir oyun önerebilirsin." Akşam da "Bugün seni oyuna aldılar mı?" yerine "Teneffüste ne oynadın?" diye sormak, konuyu büyütmeden takip etmenizi sağlar.

Sık sorulan sorular

Çocuğum hiç arkadaşı olmadığını söylüyor, ne yapmalıyım?

Önce bu cümlenin neye dayandığını anlamaya çalışın; çocuklar bazen anlık bir kırgınlığı genellemeye dönüştürür. Gerçekten yalnızlık varsa öğretmenin gözlemini sorun ve oyun buluşmaları, kulüpler gibi yeni bağ kurma fırsatları oluşturun.

Diğer çocuğun ailesiyle konuşmalı mıyım?

Tek seferlik olaylarda genellikle gerekmez. Sorun sürekliyse önce okulla görüşmek daha uygundur; öğretmen durumu tarafsız biçimde gözlemleyip müdahale edebilir. Aileyle doğrudan konuşmak gerekirse suçlayıcı olmayan, iş birliğine açık bir dil kullanın.

Oyuna alınmamak zorbalık mıdır?

Tek başına oyuna alınmamak genellikle zorbalık değildir; çocukların oyun tercihleri değişkendir. Zorbalık, tekrarlanan, kasıtlı ve güç dengesizliği içeren davranışlardır. Bu belirtiler varsa okulla hemen iş birliği yapın.

Çocuğum başkalarını oyuna almıyorsa ne yapmalıyım?

Bu da önemli bir öğrenme fırsatıdır. Suçlamadan, "Oyuna alınmayan çocuk ne hissetmiş olabilir?" diye sorun. Herkesle her zaman oynamak zorunda olmadığını, ama birini dışlarken nazik olmanın önemini birlikte konuşun.

Arkadaşlık kırgınlıkları, çocukluğun kaçınılmaz ve öğretici deneyimlerindendir. Önce dinlemek, sonra birlikte düşünmek ve gerektiğinde okulla iş birliği yapmak, çocuğunuzun bu deneyimlerden güçlenerek çıkmasına yardım eder. Empatiyi evde desteklemenin yolları için evde empatiyi desteklemek yazısını okuyabilirsiniz.

Yazar
P4C Eğitim Yayın Ekibi
Yayın: · Son güncelleme:
Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaş 👇
Ücretsiz Bilgi Al