İki öğrenci bir resmin iki farklı tarafından bakıyor, öğretmen ikisine ne gördüklerini soruyor
bakış açısı almaempatisosyal becerilersosyal duygusal gelişimp4c

Bakış Açısı Alma ile Empati Aynı Şey mi? Farkı ve Sınıfta Çalışılması

Birinin ne düşündüğünü anlamak ile ne hissettiğini paylaşmak aynı şey değildir. Bakış açısı alma ile empatinin farkını ve sınıfta birlikte nasıl çalışılabileceklerini anlatıyoruz.

Yazar: Yayın: 6 dk okuma

Kısa cevap: Bakış açısı alma, başka birinin bir durumu nasıl gördüğünü, ne düşündüğünü ve neyi bildiğini anlamaya çalışmaktır; empati ise onun duygusunu fark edip bir ölçüde paylaşmayı ve buna özenle karşılık vermeyi de içerir. İki beceri iç içedir ama aynı değildir: Bir çocuk arkadaşının neden kızdığını anlayabilir ama bununla ilgilenmeyebilir. Sınıfta ikisini birlikte çalışmak için hem “O ne düşünüyordu?” hem de “O nasıl hissetti ve biz ne yapabiliriz?” soruları sorulmalıdır.

Öğretmenler ve veliler çoğu zaman “empati” kelimesini, başkasını anlamaya dair her şey için kullanır. Oysa sınıfta bu beceriyi desteklemek istediğinizde, neyi çalıştırdığınızı bilmek işinizi kolaylaştırır. Bu yazı, bakış açısı alma ile empatiyi ayırarak her birini sınıfta nasıl destekleyebileceğinizi anlatıyor.

Bakış açısı alma nedir?

Bakış açısı alma, bir durumu başka bir kişinin gözünden görebilme çabasıdır. Bu çaba birkaç düzeyde olabilir:

  • Algısal düzey: “Masanın öbür tarafındaki arkadaşım bu resmi ters görüyor.”
  • Bilişsel düzey: “Elif sınavın ertelendiğini bilmiyor, o yüzden hâlâ çalışıyor.”
  • Değer düzeyi: “Kerem için oyunda kazanmak önemli, benim için eğlenmek.”

Bu beceri, psikolojide “zihin kuramı” olarak bilinen gelişim alanıyla ilişkilidir: Çocuk, başkalarının kendisininkinden farklı düşüncelere, inançlara ve bilgilere sahip olabileceğini zamanla fark eder. Bu fark ediş okul öncesi yıllarda belirginleşir ve okul çağı boyunca incelir.

Empati nedir ve bakış açısı almadan nasıl ayrılır?

Empati, başka birinin duygusunu fark etmeyi, bu duyguya bir ölçüde ortak olmayı ve çoğu zaman bir özen tepkisini içerir. Bakış açısı alma daha çok “anlamak”, empati ise “anlamak ve önemsemek” ile ilgilidir.

Bakış açısı alma Empati
Odak Ne düşünüyor, ne biliyor, nasıl görüyor? Ne hissediyor, bu bende ne uyandırıyor?
Soru “Onun gözünden bu durum nasıl görünüyor?” “O nasıl hissediyor ve ben ne yapabilirim?”
Tek başına kaldığında Soğuk bir anlayış olabilir; anlamak ama önemsememek Yanlış anlamaya dayalı bir üzüntü olabilir
Çember uygulaması Karakterin düşüncesini, bilgisini tahmin etmek Karakterin duygusunu adlandırmak, özenli tepki düşünmek
Birlikte olduğunda Durumu doğru anlamayı sağlar Bu anlayışa özenli bir karşılık katar

Tablonun son satırı en önemlisidir: İki beceri birlikte çalıştığında, çocuk hem doğru anlar hem de özenle karşılık verir. Empatinin genel olarak nasıl desteklendiğine dair okulda empati yazımıza da göz atabilirsiniz.

Bu ayrım neden önemlidir?

İki nedenle. Birincisi, yalnızca empatiyi (“Onun yerinde olsan nasıl hissederdin?”) çalıştırmak bazen çocuğun kendi duygusunu başkasına yansıtmasına yol açar. Çocuk “Ben olsam sevinirdim” der ama arkadaşı aynı durumda üzülebilir. Bakış açısı alma, “Ben olsam” ile “O” arasındaki farkı görmeyi sağlar.

İkincisi, bakış açısı alma tek başına her zaman iyi niyetle kullanılmaz. Başkasının ne düşündüğünü iyi anlayan bir çocuk bu anlayışı arkadaşını ikna etmek ya da kandırmak için de kullanabilir. Empati ve özen, bu anlayışa bir yön verir. P4C'deki özenli düşünme boyutu tam da bu yönü vurgular.

Bakış açısı almayı hangi etkinlikler çalıştırır?

  1. İki taraflı resim: Bir nesneyi ya da resmi çemberin ortasına koyun; farklı yerlerde oturan çocuklar ne gördüklerini anlatsın. “Neden farklı şeyler görüyoruz?” sorusuyla somuttan soyuta geçin.
  2. Kim ne biliyor?: Kısa bir hikâye anlatın; karakterlerden biri önemli bir bilgiye sahip değil. “Bu karakter neden böyle davrandı? O neyi biliyordu, neyi bilmiyordu?”
  3. Aynı olay, iki anlatıcı: Teneffüste bir topun kime ait olduğu üzerine kurgusal bir anlaşmazlığı iki çocuğun ağzından ayrı ayrı anlatın. Hikâyeler nerede ayrışıyor?
  4. Karakter sandalyesi: Bir çocuk hikâyedeki bir karakterin “sandalyesine” oturur ve çemberin sorularını o karakter gibi cevaplar. Ardından başka bir çocuk diğer karakterin sandalyesine geçer.

Empatiyi hangi sorular derinleştirir?

Bakış açısı alındıktan sonra empatiye geçmek için şu sorular işe yarar:

  • Bu karakter ne hissediyor olabilir? Bunu nereden anlıyoruz?
  • Aynı durumda herkes aynı şeyi hisseder mi?
  • Birinin üzüldüğünü fark etmek, ona yardım etmek zorunda olduğumuz anlamına gelir mi?
  • Birini anlamak, onun yaptığını onaylamak mıdır?

Son soru özellikle ortaokulda çok verimli tartışmalar açar. Çocuklar, bir kişinin neden öyle davrandığını anlamanın o davranışı doğru bulmak anlamına gelmediğini kendileri keşfeder.

Örnek bir çember nasıl ilerleyebilir?

  1. sınıfta, doğum günü partisine davet edilmeyen bir çocuğu anlatan kısa bir hikâye üzerine:

Öğretmen: Partiyi veren çocuk neden Ali'yi davet etmemiş olabilir? Defne: Belki onu sevmiyordur. Kerem: Belki sadece evleri küçüktür ve az kişi çağırabilmiştir. Öğretmen: Aynı olay için iki farklı neden söylediniz. Ali hangisini düşünürse ne hisseder? Zeynep: Sevilmediğini düşünürse çok üzülür. Ev küçük diye düşünürse biraz üzülür ama geçer. Öğretmen: Peki Ali hangisinin doğru olduğunu nasıl öğrenebilir?

Bu kısa diyalogda çocuklar önce partiyi veren çocuğun bakış açısını, sonra Ali'nin duygusunu düşünüyor. Son soru ise duygunun, bir durumu nasıl yorumladığımıza bağlı olabileceğini gösteriyor; bu da hem bakış açısı almanın hem empatinin birlikte çalıştığı bir andır.

Yaşa göre neler beklenir?

  • Okul öncesi: Çocuklar basit algısal ve duygusal bakış açısı almaya başlar. “Oyuncağı alınan çocuk ne hisseder?” gibi somut sorular uygundur. Başkasının kendisinden farklı bir şey bilebileceğini anlamak bu dönemde gelişir.
  • İlkokul: Çocuklar karakterlerin farklı bilgi ve niyetlere sahip olabileceğini daha rahat tartışır. Aynı olayın farklı anlatımları bu yaş için idealdir.
  • Ortaokul: Değer düzeyinde bakış açısı alma mümkün hâle gelir: “Bu kişi için neden bu kadar önemli?” Ayrıca grup ve toplum düzeyinde bakış açıları tartışılabilir.

Evde bu iki beceri nasıl desteklenir?

  • Kitap okurken ya da film izlerken yalnızca “Nasıl hissetti?” değil, “Ne düşündü, neyi biliyordu?” diye de sorun.
  • Kardeşler arası anlaşmazlıklarda her birinin olayı nasıl gördüğünü ayrı ayrı dinleyin ve bunu sesli özetleyin.
  • Kendi bakış açınızı da paylaşın: “Ben işten yorgun gelince sesler bana daha yüksek geliyor. Sen oyun oynarken bunu nasıl düşünürdün?”

Öğretmen hangi hatalardan kaçınmalı?

  • Duyguyu dayatmak: “Arkadaşın çok üzüldü, sen de üzülmelisin” demek, empatiyi bir zorunluluğa çevirir. Duygu emirle doğmaz; çocuğun fark etmesine alan açmak daha etkilidir.
  • Tek doğru yorum aramak: Bir karakterin ne düşündüğüne dair birden fazla makul yorum olabilir. Çocukların farklı tahminlerini karşılaştırmak, bakış açısı almayı zenginleştirir.
  • Gerçek sınıf olaylarını örnek yapmak: Sınıfta yaşanmış bir anlaşmazlığı çemberde “Ali ne hissetti?” diye tartışmak, ilgili çocukları zor durumda bırakır. Kurgusal hikâyeler güvenli bir mesafe sağlar.
  • Yalnızca olumsuz duygulara odaklanmak: Sevinç, gurur ve heyecan da bakış açısı almayı gerektirir: “Ödülü kazanan çocuk neden bu kadar sevindi? Onun için neden önemliydi?”

Bu beceriler akran ilişkilerine nasıl yansır?

Bakış açısı alma ve empati, sınıfın gündelik ilişkilerinde sessizce çalışır. Bir oyundan dışlanan arkadaşını fark etmek, bir tartışmada karşı tarafın neden kızdığını anlamak ya da bir espri yapmadan önce onun birini incitip incitmeyeceğini düşünmek bu becerilerin günlük hâlleridir. Çemberde düzenli olarak “O neyi biliyordu, ne hissediyordu?” sorularını soran çocuklar, bu soruları teneffüste de sormaya başlayabilir. Akran ilişkilerinde çıkan anlaşmazlıkları ele almanın yolları için akran anlaşmazlıklarını çözme becerisi yazımıza bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Bakış açısı alma ile empati arasındaki temel fark nedir?

Bakış açısı alma, başkasının ne düşündüğünü ve durumu nasıl gördüğünü anlamaya odaklanır. Empati ise bunun ötesinde, onun duygusunu fark edip önemsemeyi ve buna özenle karşılık vermeyi içerir.

Empati öğretilebilir mi?

Empatinin temelleri erken yaşlarda atılır, ancak bakış açısı alma ve duyguları adlandırma gibi bileşenleri düzenli pratikle desteklenebilir. Hikâyeler, rol çalışmaları ve felsefi sohbetler bu pratiği sağlayan araçlardandır.

Çocuğum başkalarının duygularını anlamakta zorlanıyor, ne yapmalıyım?

Günlük hayatta duyguları adlandırmak ve “Sence o ne düşünüyordu?” gibi sorular sormak destekleyicidir. Zorluk yaşıtlarına göre belirgin ve süreklilik gösteriyorsa, öğretmen ve okulun rehberlik servisiyle görüşerek gerekirse bir uzmana danışabilirsiniz.

Birini anlamak onu haklı bulmak mıdır?

Hayır. Bir kişinin neden öyle davrandığını anlamak, o davranışı onaylamak anlamına gelmez. Bu ayrım, çocukların hem anlayışlı hem de ilkeli olabilmesi için önemlidir.

Sonuç

Bakış açısı alma ve empati birbirini tamamlayan ama farklı becerilerdir: Biri doğru anlamayı, diğeri özenle karşılık vermeyi sağlar. Sınıfta her ikisine de ayrı ayrı soru sormak, çocukların hem başkalarını doğru anlamasını hem de bu anlayışla özenli davranmasını destekler. Bu tür soruşturmaları kolaylaştırmayı öğrenmek isterseniz P4C eğitmen eğitimi programımızı inceleyebilirsiniz.

Yazar
P4C Eğitim Yayın Ekibi
Yayın: · Son güncelleme:
Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaş 👇
Ücretsiz Bilgi Al